Hani derler ya insan neye değer verdiğini kaybedince anlarmış diye. Bana onu kaybet ihtimali bile yetti walla. Annem... Yıllarca suçladığım, üstüne yürüdüğüm, bazen kızdığım, bazen kırdığım canım annem... Ya ona bir şey olursa ?
Biliyorum insanlar ölürler ve hayat devam eder. Ama işte hayatımın tam da işler iyi gidiyor, hayat süt liman, her şey yolunda dediğim bu günlerde önümde daha geçmem gereken sınavlar olduğunu öğrendim. Belkide hiç bir şey çıkmayacak, belki boşuna kuruntu yapıyorum, belki görünen sadece boş bir...
Bilmiyorsun ki işte ! Bilmemek insanı öldüren. Öğrenene kadar kıvrana kıvrana geçirmen gereken gecelerin sonu boşlukta olabilir; öğrendikten sonra keşke hiç bilmeseydim de diyebileceğin kadar büyük bir kabusta. Ne olursa olsun onun yanında olmak önemli olan. Destek olmak, dayanacağı bir omuz bulundurmak. Onun ne kadar güçlü olduğunu bilirim. Kan kusarken ''kızılcık şurubu içmiştim ben'' der hep. Ama bu sefer sesinde içinde ki acının tınısını yakalım. İşte beni kahreden şey o. Kendine olan güveni azalmaya başlamış, yaşının verdiği yorgunlukla ''ya bu sefer kurtulamazsam'' düşüncesi filizlenmiş aklında. Ona yanıt vermek için bile sarf ettiğim çaba 1-2 yılı aldı götürdü hayatımdan. En güçlü çocuğu ben oldum hep. Ayakları yere basan, kafasını kırsada gıkı çıkmayan, sorunlarını kendi halleden, ona yansıtmayan ben ! Şimdi bağıra bağıra ağlamak içimdekileri dışarı vurmak istiyorum. Çocukluğuma dönüp dizinin dibinde hiç yapmadığım gibi ağlamak istiyorum. Ya ona bir şey olursa ? Ya benim evlendiğimi, çocuğumu görmeden giderse ? Eksik kalır sanki o zaman bende bir şeyler. O olmadan yarım gibi olurum...
24 Aralık 2009 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)