
Hayvanları sever misiniz ? Onları evinizde besler misiniz ? Peki hiç birinin ölümüne tanık oldunuz mu ?
Bu sorular bizim gibi insanların aralarında genelde konuşmadıkları konulardır. Çünkü zaten bilinir, zaten oradadır, kurcalamanın alemi yoktur.
Evinde hayvan besleyen herkes bir gün aile ferdinin aralarından (öyle yada böyle) ayrılacağını bilir. Değişik olan bu kayıba verilen tepkiler ve sonrasında yaşananlardır.
Kimi lanet eder içindeki hayvan sevgisine, kaybına bir daha dayanamayacağına karar verir ve asla bir hayvan ile temasa girmez. İçindeki sevgiyi yok sayıp hayatına anlamsızca devam eder.
Kimi unutamaz çocuğu gibi baktığı varlığı, evine almaz gerçi ama sokaktaki evsizlerle ilgilenerek giderir içindeki hayvan sevgisi açlığını...
Kimileride bile bile lades yaptığının farkında, olacakları bekler usulca. Günü geldiğinde vedalaşması gerektiğinin bilincinde, boş bir umutla o günün hiç gelmemesini diler. O gün geldiğinde vedalaşır hayat arkadaşıyla göz yaşları ve üzüntüyle. Aradan belli bir zaman geçince yeni fert katılır aile hayatına. Buna belki bir arkadaşın hediyesi, belki sokaktan gelen acı bir haykırış sebep olur ama hiç para söz konusu olmaz böyle hayatlarda. Yaşayıp giderler mutlu mesut, ta ki sonraki vedalaşma zamanı gelene kadar. Sonra yine sil baştan...
Siz kimlerdensiniz peki ? Hangi yolu seçerdiniz ?
İşin aslı ben bile bile ladesçilerdenim ama bir farkla...
Ben işim gereği bazen ölümü getiren, son iğneyi yapan, son ana kadar gözlerine bakan ladesçilerdenim.
Veteriner olmadan önce de kaybettiğim bütün hayvanların son anlarında yanlarında olmaya çalıştım. Veteriner olduktan sonrada işler biraz değişti. Başka insanların evlatlarının sorunları ve kayıpları yaşanırken orada olup her iki tarafa destek olmaya çalıştım. Böyle durumlarda söylenecek çok bir şey yok. Başınız sağolsun.
Bazen yaslanırlar omzunuza ağlarlar usulca. Bazen diriltme gücünüz varmış gibi medet umarlar sizden. Ama yoktur bir farkınız onlardan! Belki daha dün, siz uyutmak zorunda kaldınız ciğerinizin bir parçasını...
Söylemezsiniz, bilmezler, hayatlarınız orada küçük bir sevgi için bir an kesişmiştir sadece, geçip gidersiniz sonra. İzi kalır arkasında...
Sizi siz yapan şeydir verdiğiniz kararlar, yaşadığınız olaylar...
Ben hep bile bile lades dedim ve diyeceğim ömrüm boyunca...